Nedir?
Lenf düğümleri, dokulardan gelen sıvıyı süzen küçük bağışıklık istasyonlarıdır. Baş ve boyun bölgesinde yüzlercesi bulunur; çene altındakiler ve boynun üst kısmındakiler dişlerden, diş etlerinden, dilden ve bademciklerden gelen bölgeyi karşılar. Bu bölgede bir iltihap başladığında düğüm büyür ve hassaslaşır. Buna reaktif lenf düğümü büyümesi denir.
Reaktif bir bez genellikle yumuşak ya da orta sertliktedir, parmakla itildiğinde yerinden oynar, dokunmakla ağrır ve çoğu zaman iki santimetrenin altında kalır. Kaynak ortaya çıktıktan sonraki birkaç gün içinde belirir. Kaynak; diş sinirine ulaşmış bir çürük, kök ucu apsesi, yarım sürmüş yirmi yaş dişinin çevresindeki iltihap, ilerlemiş diş eti hastalığı ya da bir üst solunum yolu enfeksiyonu olabilir.
Bezin kendisi hastalık değil, bir yanıttır. Kaynak tedavi edildiğinde bez küçülür; ancak bu küçülme günler değil haftalar alır ve küçük bir kalıntının aylarca elle hissedilmesi beklenebilir. Buna karşılık büyümeyi sürdüren, sertleşen, dokuya yapışıp oynamayan ve ağrı vermeyen bir bez farklı bir değerlendirme gerektirir.
Belirtiler
Bu belirtilerin hepsinin birden görülmesi gerekmez.
Neden olur?
- 01
Diş ve diş eti kaynaklı enfeksiyonlar
Çürüğün diş sinirine ulaşması, kök ucunda apse oluşması ya da ilerlemiş diş eti hastalığı, o bölgeyi karşılayan çene altı bezlerinde büyümeye yol açabilir. Bez çoğu zaman kaynak dişle aynı taraftadır.
- 02
Yirmi yaş dişi çevresindeki iltihap
Kısmen sürmüş bir yirmi yaş dişinin üzerindeki diş eti kapağının altında bakteri birikir. Tekrarlayan bu iltihap, tek taraflı çene altı bezi büyümesinin ve tek taraflı boğaz ağrısının sık nedenlerindendir.
- 03
Boğaz ve üst solunum yolu enfeksiyonları
Bademcik iltihabı, farenjit ve viral enfeksiyonlarda boyun bezleri sıklıkla büyür. Bu tabloda büyüme çoğu zaman iki taraflıdır, ateş ve boğaz yakınmasıyla birlikte gider ve enfeksiyon geçtikçe geriler.
- 04
Ağız içi yaralar ve deri enfeksiyonları
Aft, protez altındaki yara, dudaktaki uçuk ya da yüz derisindeki kıl kökü iltihabı gibi yüzeysel sorunlar da aynı bölgedeki bezleri uyarabilir. Kaynak küçüldükçe bez de küçülür.
Nasıl ilerler?
- 1
Tepki dönemi
Kaynak enfeksiyon başladıktan sonraki günlerde bez büyür, dokunmakla ağrır ve üzerindeki deri normal görünür. Bu dönemde yakınmayı asıl üreten çoğu zaman bezin kendisi değil, kaynaktır.
- 2
Kaynağın tedavi edilmesi
Diş ya da diş eti tedavisi yapıldığında bezin büyümesi durur. Hassasiyet genellikle birkaç gün içinde azalır; bezin boyutu ise aynı hızda değişmez.
- 3
Gerileme dönemi
Bez çoğu zaman iki ile altı hafta içinde küçülür. Elle hissedilen küçük ve hareketli bir kalıntının daha uzun süre kalması beklenebilir; bu tek başına tedavinin sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez.
- 4
Gerilemeyen bez
Üç dört haftadan sonra küçülmeyen, büyümeyi sürdüren, sertleşen ya da dokuya yapışan bez artık reaktif kabul edilmez. Bu noktada değerlendirme diş hekimliğinin dışına çıkar.
Nasıl tedavi edilir?
Tedavi bezin kendisine değil, kaynağa yapılır. Şişmiş bir lenf düğümü boşaltılmaz ya da çıkarılmaz. Diş hekiminin yaptığı iş kaynağı aramaktır: muayene ve radyografiyle çürük, kök ucu enfeksiyonu, diş eti hastalığı ya da yirmi yaş dişi çevresindeki iltihap değerlendirilir. Kaynak bulunursa kanal tedavisi, çekim, toplanmış iltihabın boşaltılması ya da diş eti tedavisi gündeme gelir.
Her büyümüş bez antibiyotik gerektirmez. Antibiyotik kararı bezin boyutuna göre değil, kaynağın türüne ve tablonun genel durumuna göre verilir; kaynağa dokunulmadan verilen antibiyotik çoğu zaman yakınmayı yalnızca geçici olarak azaltır. Bezin ilk görüldüğü gündeki boyutunun ve hangi tarafta olduğunun kayda geçirilmesi, sonraki kontrolde asıl bilgiyi veren şeydir.
Ağız içinde ve filmlerde açıklayıcı bir kaynak bulunamıyorsa ya da bez beklenen sürede gerilemiyorsa, diş hekiminin rolü burada biter. Bundan sonrası kulak burun boğaz ya da iç hastalıkları hekiminin alanıdır; kan tetkiki, ultrasonografi ve gerekirse örnekleme kararını o hekim verir. Diş kliniğinin katkısı ağız kaynaklı nedenleri değerlendirip dışlamak ve bulguları yazılı olarak aktarmaktır.
- Bez günler içinde hızla büyüyor, üzerindeki deri kızarıp ısınıyorsa
- Ağız tabanı sertleşiyor, yutkunmak ya da nefes almak zorlaşıyorsa
- Ateş, titreme ve yaygın halsizlik eklendiyse
- Üç haftadan uzun süren, sertleşen, yerinden oynamayan ve ağrı vermeyen bir bez varsa
Nasıl önlenir?
- Çürüğü ve diş eti kanamasını, ağrı çıkmasını beklemeden tedavi ettirin.
- Yarım sürmüş yirmi yaş dişinizin çevresi tekrar tekrar şişiyorsa değerlendirmeyi ertelemeyin.
- Ağrısı kesildiği için yarım bıraktığınız kanal tedavisini tamamlatın.
- Bezi ilk fark ettiğiniz tarihi ve hangi tarafta olduğunu not edin; kontrolde en çok işe yarayan bilgi budur.
Sık sorulan sorular
- Şişmiş bez kendiliğinden geçer mi?
- Kaynağı geçici bir enfeksiyonsa çoğu zaman haftalar içinde küçülür. Kaynak diş ya da diş eti tarafındaysa ve tedavi edilmezse bezin aynı yerde kalması beklenir. Bu yüzden sorunun yanıtı bezin kendisine değil, kaynağın ne olduğuna bağlıdır.
- Ağrısız bir bez, ağrılı bezden daha mı önemlidir?
- Ağrı tek başına tabloyu iyi ya da kötü yönde ayırmaz. Ancak hızla ortaya çıkan, ağrılı ve parmakla oynayan bezler çoğu zaman bir iltihaba verilen tepkidir. Uzun süredir duran, sertleşen ve dokuya yapışmış ağrısız bir bez ise ayrı bir değerlendirme gerektirir ve bu değerlendirme diş hekimliğinin alanı değildir.
- Ultrason ya da kan tetkiki istenmesi gerekmez mi?
- Bu tetkiklerin kararını diş hekimi vermez. Ağız içinde açıklayıcı bir kaynak bulunduğunda ve bez beklenen sürede gerilediğinde çoğu zaman ek tetkike gerek kalmaz. Kaynak bulunamıyor ya da bez gerilemiyorsa isteme kararı ilgili hekime bırakılır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel muayenenin yerini tutmaz. Belirtiler birden fazla hastalıkta ortak olabilir; teşhis yalnızca klinik muayene ile konur.
